![]() |
|||
| ..: PEYGAMBERIMIZ :.. | |
||
|
Peygamberimiz, miladi 571 senesinde,Mekke'yi mükerreme şehrinde Rebiül-evvel ayının bir pazartesi günü tan yeri agarırken dünyaya teşrif buyurmuşlardır.Peygamberimiz babası Abdullah'ı dogumundan 2 ay önce kaybetmişdir.Muhammed (S.A.V) adını ona dedesi vermişdir.Onun için kavmine ziyafet çekmişdir.Çocuğa niçin Muhammed adını verdin diyenlere *Onu gökten Hak,yerde de insanlar çok övecekdir* diye cevap verdi....Peygamberimiz (S.A.V) dogunca annesi onu yedi gün emzirmiş,fakat sonra sütü yetmediginden,Ebu Leheb'in cariyesi Süveybe emzirmeye başlamışdır.Daha sonra süt annesi Halimeye verilmişdir. Resuluallah'ın dogumundan bazı harıkulade haller vuku bulmuşdur.. Kısranın sarayında 14 sütun yıkılmış,mecusilerin tapındıkları ateş sönmüş ve Sava Gölü kurumustur.Hakikat şu dur ki,yıkılan,sadece kısraların sarayı degil,bütün İran'ın saltanat ve ihtişamı,Bizansın serveti ve Çin'in azameti idi.Sönen ateş,sadece mecusilerin mabedlerinden parlayan ateşler degil,bütün dünyadaki küfür ve dinsizlik ateşi idi ve kuruyan,sadece Sava Gölü degil,Putperestligin zulmü,zerdüştlügün kuvveti,hıristiyanlıgın tahakkümü idi ***HZ MUHAMMEDİN SOYU*** Peygamberimiz,Arabistan'ın en asil ve köklü ailesi olan,Kureyş kabilesinin Haşimi koluna mensuptur.Nesebi sırayla şöyledir... Muhammed bin Abdullah,bin Abdulmuttalip,bin Hasim,bin Abdimenaf,bin Kusay,bin Kılab,bin Mürze,bin Ka'b,bin Lüeyy,bin Galip,bin Fihr,bin Malik,bin Nadir,bin Kinane,bin Huzeyme,bin Müdrike,bin Ilyas,bin Mudar, bin Nizar, bin Maad, binAdnan.. Sahih-i Buhari de peygamberimizin nesebi bu kadar sayılmışdır. Adnan'dan Hz.İbrahim'e kadar olan dedelerinin sayısı hakkında tam bilgi yoktur.Rivayetler çesitlidir....Annesi Amine ise,aynı kabilenin Zühre ogulları koluna mensup,Vehb'in kızıdır.Peygamberimizle soyu bir kaç batın önce birleşir. ***HZ MUHAMMEDiN SÜT ANNESİNİN YANINDA KALIŞI*** Peygamberimizin dogumu zamanında,Mekke eşrafı arasında bir adet vardı.Yeni dogan çocukları temiz havalı yerlerde kalan kabilelere göndererek,emzirtirler,bu süretle,çocukların daha sıhhatli ve saglam yetişmelerini temin ederlerdi...Bu adetten dolayı,etraftaki kabile kadınları,sene de bir iki defa şehirlere inerek,asilzadelerden emzirecek çocuk alırlardı... Peygamberimizin süt annesi Halime de Resülullah'ın dogumundan bir kaç gün sonra,kendisi gibi bir çocuk kadınla birlikte bu gaye ile Mekke'ye gelmiştir. Kendisi Sa'd oglu kabilesinden Haris adlı bir zatın karısı idi.Halime'den önce Mekke'ye gelen kadınlardan hiç birisi yetim diye peygamberimizi emzirmeye yanaşmamışlardır.Bu sırada peygamberimizin dedesi Abdulmuttalip Halime'ye rastladı.Kim oldugunu sorup ögrendikten sonra Muhammed (S.A.V) i onun almasını teklif etti.Ve umulur ki bu cocuk yüzünden mutlu olur fayda bulursun dedi. Halime kocasıyla konuştuktan sonra ikna olup çocugu aldı.Evine geldikden sonra Halime'nin evinde bir degişiklilik oldu.Herşey bereketlendi.O sene kabilede mevcut olan kuraklık sona erdi.Hayvanların sütü arttı.Herkes bu çocugu sevmeye başladı.Peygamberimiz 2 yaşına gelince Halime O'nu sütten kesip annesine götürdü fakat bu sırada Mekke'de hastalık vardı.Bu yüzden Halime onu tekrar yanına aldı....Peygamberimiz (S.A.V) 4 yaşına bastıgı zaman ondaki bazı harikulade hallerden korkan Halime,onu götürüp annesine teslim etti. Hz Peygamber,süt annesini çok sever ona ANACIGIM ANACIGIM derdi... Peygamberimiz (S.A.V)süt annesi Halime tarafından annesi Amine'ye teslim edildikden sonra,annesi ile iki sene kadar kaldı,altı yaşına bastıgı bir sırada,annesi onu Medinede bulunan akrabalarını ve orada bulunan,kocasi Abdullahın mezarını ziyarete götürdü.Medine'de ikamet eden Neccar ogullari Abdulmuttalibin dayıları oluyordu.Abdullah'ın mezarı burada idi.Annesi Amine ile birlikte bir ay Medine'de kaldıktan sonra Mekke'ye dönerken *Ebva*denilen köye gelince Amine hastalandı ve öldü.Peygamberimizi cariyesi Ümmü Eymen,Mekke'ye götürüp dedesi Abdulmuttalib'e teslim etti... ***PEYGAMBERİMİZİN GENÇLİGİ VE EVLİLİGİ*** Peygamberimiz,6 yaşından 8 yaşına kadar,dedesi Abdulmuttalibin yanında kaldı.Abdulmuttalip,saygıyla karışık bir sevgi ile torununu çok severdi.Kureyşin reisi olan Abdulmuttalip'in toplantılarında özel bir yeri vardı.Oraya kimse oturamazdı.Bu yere ancak Peygamberimiz dedesiyle birlikte otururdu.Ona mani olmak isteyenlere Abdulmuttalip *Bırakın Oglumu* vallahi onun şani yücedir derdi.. Peygamberimiz(S.A.V) 8 yaşına basmışdı.Dedesi Abdulmuttalip bir hayli yaşlanmışdı.Vefatının yakınlaşdıgını anlamış,torununu kime bırakacagını düşünmeye başlamışdır.Abdulmuttalibin muhtelif hanımlarından on oglu vardı.Bunlardan Ebu Talip,Peygamberimizin öz amcasi idi.Fakir ve hanesinin kalabalık olmasına ragmen Abdulmuttalip,Peygamberimiz'in bakımını Ebu Talib'e vasiyet etmişdir.. Ebu Talip,fakir fakat şerefli ve sözü dinlenen,saygı duyulan bir kimse idi.Peygamberimizi kendi çocuklarından daha fazla severdi.Onsuz bir yere gitmezdi,istirhat etmezdi,sofraya oturmazdı.Peygamberimizin oturdugu sofranın bereket kazandıgını,yemek az dahi olsa kalabalık aile efradına kafi geldigini görmüştü.O sene Mekke'de bir kıtlık olmuştu halk Ebu Talib'in etrafına toplanarak onun yagmur duasına çıkmasını istediler.Ebu Talip,Peygamberimizi de yanına alarak,Kabe'ye gittiler.Etraflarını sarmış olan kalabalık bir topluluk içinde dua ettiler.Peygamberimiz (S.A.V) sırtını Kabe'ye dayayarak parmaklarını göge kaldırdıgı vakit çok geçmeden hava bulutlandı ve yagmur yagmaya başladı.Kuraklık bertaraf oldu.Bolluk ve bereket meydana geldi.Peygamberimiz (S.A.V) 10-12 yaşlarında bir müddet çobanlık yaptı.Böylece nüfusu hayli kalabalık olan amcasına yardımcı oldu.Peygamberimiz (S.A.V) bu hadiseyi kendisi şöyle anlatmıştır:Ashabı ile bir kır gezintisi esnasında,bazılarının karadut topladıgını görünce *Bu dutlar ne kadar kararırsa o kadar tatlılaşır,bunu koyun güderken ögrenmişdim *buyurdular.Ashab sizde mi koyun güttünüz, dediklerinde,*evet koyun gütmeyen hiç bir peygamber yoktur*buyurdu...
***TİCARET HAYATINA ATILMASI*** Kureyş kabilesi öteden beri ticaretle iştigal ederdi.Peygamberimizin amcası Ebu Talip de bir tacir idi,Peygamberimiz de zaman zaman amcaları ile seyahatlere iştirak ederdi.Amcaları Zübeyr ve Abbas ile yemen seyahatine katılmış ve ticarette bir hayli tecrübe kazanmıştı.Ayrıca onun muamelelerindeki dogruluk şöhretini arttırmıştı.Ticari muamelelerde,dogruluk ve emniyetin numunesi olmuştu... Peygamberimiz 25 yaşlarına yaklaşdıgı sıralarda amcası Ebu Talip fakir düşmüştü.Ticaret kervanı kaldıracak halde degildi,yegeninin ticarette ilerlemesini istiyordu.Bu düşüncesini Hz Muahammed'e açtı.Ayrıca Huveylid kızı Hatice'nin bir kervan hazırlayıp gönderecegini,kervanın başına emin bir kişi aradıgını,bu işe talip olursa,her iki taraf işin de iyi olacagını anlattı.Hz Muhammed de bu işe razı olacagını kendisine bir teklif gelirse degerlendirecegini beyan etti.. Bu konuşma,Haticenin kulagına ulaştıgında Hatice,Hz Muhammed'in dogrulugunu duymuş oldugundan eger işini kabul ederse herkesin verdigi ücretin iki katını vermeyi kabul edecegini bildirerek haber gönderdi.Hz.Muhammed,bu teklifi kabul ederek kervanın başına geçdi.Hz.Hatice,kölesi Meysere'yi Hz.Muhammed'in emrine vererek O'nu kendisine ortak yaptıgını,o ne derse sözünden çıkmamasını tembihledi. Kervan hareket etti,Basra'ya vardıklarında,bir zamanlar indikleri manastır yakınına indiler,Rahip Bahira ölmüş,yerine rahip Nastura geçmişti.Rahip Bastura da Hz.Muhammed'in peygamber olacagını kutsal kitaplarda gördügünü,bu niteliklerin kendisinde bulundugunu ona müjdeledi.Peygamberimiz Busrada mallarını satarak Mekke'ye döndü.umulandan fazla kar edilmişdi.Bu işe Hz.Hatice çok sevindi,Hz.Muhammed'e itimadı kat kat artmışdı. ***HZ. HATİCE İLE EVLENMESİ*** Hz.Muhammed 25 yaşlarındaydı,Suriye seyahatinden dönmüştü.Namuskarlıgı ve yüksek ahlaki ile şöhret yapmışdı.Hatice kendisi ile evlenme teklifi etti.Hatice peygamberimizin soyu ile beşinci atada birleşen asil bir ailedendi.Bu sırada 40 yaşlarında dul ve tahsilli bir kadındı. Peygamberimiz(S.A.V) kendisi gibi soyca ve ruhca asil,kendisinden 15 yaş daha yaşlı olan Hz.Hatice'yi ilk refikası olma serefini bahşettiler. Nikah Hz.Hatice'nin evinde akd edildi.Haticenin vekili Varaka bin Nevfel,Peygamberimizin vekili Ebu Talip idi.Nikahdan sonra Hatice,orada bulunanlara bir ziyafet cekti,herkes neşe içinde evlerine döndüler... ***HZ.PEYGAMBERİN ÇOCUKLARI**** Peygamberimiz Hz:Hatice ile evlendikden sonra onunla mesut bir hayat yaşadı.Onun ölümüne kadar başka bir kadınla evlenmedi.Peygamberimizin ilk zevcesi Hz.Haticeden iki oglu (Kasım ve Abdullah) ve 4 kızı (Zeynep,Rukayye,Ümmü Gülsüm,Fatıma)olmak üzere 6 çocugu dünyaya geldi...İbrahimden başka bütün çocukları Hz.Hatice'den olmuştur.Peygamberimize ilk çocugu Kasımdan dolayı *Ebul Kasım* denir...Hz.Fatıma hariç bütün çocukları vefat etmişlerdir.. HZ MUHAMMED'İN PEYGAMBER OLUŞU !! Hz.Muhammed(S.A.V) kırk yaşına yaklaşdıgı zaman,inziva hayatını daha çok sever oldu.Ramazan ayı gelince azıgını alır,Mekke'ye 3 mil mesafedeki Hıra dagına gider,oradaki magarada tefekkürle meşgul olurdu.Azıgı bitince Mekke'ye iner Kabe'yi tavaf ettikden sonra ailesinin yanına ugrayıp azıgını ikmal ettikden sonra yine Hıra'daki magaraya dönerdi.Burada tefekküre dalar ve ibadetiyle meşgul olurdu. ****İLK VAHYİN GELİŞİ**** Peygamberimiz(S.A.V) e vahyin gelişi,ilk olarak rüya yı sadıka ile başladı.Bu 6 ay kadar devam etti,Rüyasında ne görürse aynen çıkıyordu.Peygamberimizin kırkıncı yaşının ramazan ayında Hıra'da bulundukları bir sırada CEBRAIL(A.S) kendisine göründü,O'na: *İKRA*=OKU dedi,Peygamberimiz: *BEN OKUMA BILMEM* Cevabını verdi. Bunun üzerine,melek peygamberimizin vücudunu sarıp öyle bir sıktı ki,takadini kesdi sonra salıverdi.Yine; *İKRA*=OKU dedi,Peygamberimiz; *BEN OKUMA BİLMEM* dedi,O melek Peygamberimizi tekrar tutup sıktı ve salıverdi.Yine; *İKRA*=OKU dedi,Peygamberimiz tekrar *BEN OKUMA BİLMEM*dedi,bunun üzerine o melek Peygamberimizi 3 ncü defa sıktı ve salıverdi.Yine; *İKRA*=OKU dedi ve Alak suresinin ilk beş ayetini okudu.Peygamberimiz de ALLAH'in izni ile ilk nazil olan ayetleri okudu 1)-Yaratan Rabbinin adıyla oku ...2)-O insanı bir kan pıhtısından yarattı.... 3)-Oku rabbin nihayetsiz kerem sahibidir...4)-Ki O,kalemle(yazı yazmayı) Ögretendir.. 5)-İnsana bilmedigini ögretir... Peygamberimiz Cebrail(A.S) ı asli süretiyle,ilk defa burada gördü.evine döndü.Yüregi oynuyordu.Hak tealanın bu ilahi lütfundan ve heyecanından titriyordu.Hz.Hatice validemizin yanina gelerek **BENİ ÖRTÜNÜZ**dedi.Kendisine gelince olanları Hatice validemize anlattı.**CİDDEN KENDİMDEN KORKTUM**dedi Hz.Hatice validemiz,Hayır vallahi korkulacak bir sey yok,ALLAH seni hiç bir vakit perişan etmez.Sen akrabana iyilik eder,Külfetlere katlanır,yoksula kimsenin vermedigini verir,misafire ikram eder,darda kalanlara yardım edersin,diyerek peygamberimizi teselli etti........ ****VARAKANIN DEDİKLERI**** Hz.Hatice bundan sonra peygamberimizi,amcazadesi Varaka Bin Nevfel'e götürdü.Varaka cahiliyye devrinde nasraniyeti,kabul etmiş bir zat dı. İbranice bilir ve İbranice İncil meali yazardı,artık ihtiyarlamış,gözleri görmez olmuşdu.... Hz.Hatice validemiz Varaka'ya *AMCAZADEM* birader zadeni dinle dedi.O da sordu, Birader zadem ne görüyorsun?* Resulullah(S.A.V) gördüklerini anlattı,Varaka anlattıklarını dinledikten sonra şöyle dedi; Bu o Namus-u Ekberdir ki,Cenab.ı ALLAH onu Hz: Musa'ya göndermişti.Ne olurdu ben genç olaydım ve kavmin seni(yurdundan) çikaracakları zaman sag olaydım,dedi" Resulullah/S.A.V) Acaba onlar beni çıkaracaklarmı? dedi.Varaka;Evet senin getirdigin gibi bir şeyi getiren hiç bir adam yoktur ki; düşmanlıga maruz kalmasın.O gününe yetişirsem her halde sana kaviyyen yardım ederim dedi fakat çok geçmedi Varaka öldü... *HZ PEYGAMBERİN SON GÜNLERİ VE İRTIHALLERİ* Peygamberimiz veda haccında dinin kemale erdigini Maide Suresinin 3 ayetinde teblig etmişti.Nasr Suresi ile bu ayetin tebligini işiten ashabı güzin Peygamberimizin vefatı zamanının yaklaştıgını anlayarak gözyaşı döktüler.Her zaman ramazan ayında Cibril.i emin Peygamberimize gelir,Kur'an-ı Kerim bir kere mukabele edilirdi.Bu sene ise,iki kere mukabele edilmişdi.Bütün bunlardan peygamberimiz(S.A.V) vefatının yaklaştıgını sezerek,veda haccında ümmetin ihsas ettirmişdi.Medine'ye döndügünde ise,Uhud şehidlerini ziyaret edip onlara cenaze namazı kıldı.Bizans'a karşı da bir ordu hazırlayarak,bu ordunun başına Hz.Usame(R.A) yi tayin etti. Sefer ayının 19 cu gecesi Baki Kabristani'ni ziyaret edip onlar için istigfar eyledi.Baki'den dönüşünde Hz.Meymuna validemize ugradı,Hastalıgı orada başladı. ***** İRTİHALİ***** Peygamberimiz(S.A.V) sefer ayının 20 ci günü hastalandı,Hastalıgının 5 ci günü Hz.Aişe validemizin odasına nakledildi,Bu hastalık onu çok zayıflatmış oldugundan bu taşınma esnasında Hz.Ali ve Hz.Abbas ona yardım ettiler.Peygamberimizin bu hastalıgını haber alan ordu ve onun kumandanı Hz.Usama hareketi gecikdirdiler.Peygamberimiz(S.A.V) hastalıgının ilk günlerinde mümkün oldugu müddetle imamet vazifesini ifa etmişdir,Sonra buna imkan bulunmadıgından bu vazifeyi Hz.Ebu Bekir efendimize vermişdir.Hz.Ebu Bekir son üç günde 17 vakit namaz kıldırmışdır... Peygamberimizin vefatından 2 gün önce Hz.Usame huzura girdi,Başını egip Peygamberimiz(S.A.V) i öperek veda etti.fakat pazar günü Peygamberimizin hastalıgı agırlaşınca o gün de hareket edilmedi.Pazartesi sabah namazında hastalıgı biraz hafifler gibi oldugundan,Hz.Ali ve Hz.Fadl'in Mescid'e cıkdı.Hz.Ebu Bekir namaz kıldırıyordu.Peygamberimizin geldigini hissedince,Mihrabdan çekilmek istedi ise de Peygamberimiz(S.A.V) ona mani oldu.Onun sol tarafına geçerek oturdu.Hz.Ebu Bekir'in kaldıgı yerden okumaya başladı.Hz.Ebu Bekir ona cemaat de Hz.Ebu Bekire uydu. Namazdan sonra bir hutbe okudu.Bu onun son hutbesi oldu. Peygamberimizin hastalıgı humma idi,Hastalıgı sırasında yanında bulunan suya elini batırarak yüzünü ıslatıyor **LAİLAHEİLLALLAH ÖLÜMÜN ŞİDDETLERİ KADEMELERİ VAR**diyordu sonra elini kaldırdı.... ******ALLAHIM BENİ REFİK İ ALAYA ULAŞDIR*******buyurdu Bu dua ile eli düştü.Peygamberimiz(S.A.V) yüce dostuna kavuşmuşdu..
***** DEFNİ****** Peygamberimizin vefat haberi duyulunca bütün ashab derin bir üzüntüye kapıldı.Herkes şaşkınlık içindeydi kimsenin bu hak ölüme inanası gelmiyordu.Hz.Ömer kılıcını çekerek kim Muhammed (S.A.V) öldü derse boynunu vururum diyordu.Hz.Ebu Bekir durumu ögrenince hiç şaşırmadı,Halkı teskin etti,Minbere çıkdı,ALLAH'a hamdü senadan sonra şöyle dedi.Sizden her kim Muhammed (S.A.V) e inanıyorsa iyi bilsin ki o ölmüşdür,her kim de ALLAHA'a ibadet ediyorsa iyi bilsin ki ALLAH bakidir... Sonra şu ayeti okudu;Muhammed ancak bir peygamberdir,ondan evvel de peygamberler gelip geçmişdir.Eger o ölse yahut öldürülse siz gerisin geriye mi döneceksiniz.Kim gerisin geriye dönerse,elbette ALLAH teala'ya hiç bir zarar vermiş olamaz.ALLAH şükür(ve sebat) edenlere mükafaat verecekdir.Daha sonra Hz.Ebu Bekir****Habibim tabi sen öleceksin,onlar da ölecek**** ayetini okudu. Bunları dinleyenler başta Hz.Ömer olmak üzere ikna oldular. Peygamberimizin vefatı haberini işiten Hz.Usame(R.A) sancagı Hane-i Saadet'in önüne dikdirdi.Bunun üzerine Medine sonsuz bir mateme büründü....Pazartesi irtihal eden peygamberimiz(S.A.V) ancak bir gün sonra salı günü defn edildi.Bu vazife Hz.Ali, Hz.Abbas ve oglu Fazl ile Hz:Usame tarafından ifa edildi.... fadl´bin Abbas ile Usame bin Zyd hazretleri cesedin görülmemesi için,bir örtü tuttular.Hz.Abbas da yardım etti. Hz.Ali yıkadı.Ensari temsilen de Bedir gezilerinden Devs bin Havli bu hizmete su taşıyarak iştirak etmişdir.Hz.Ali yikarken suyu Hz.Usame dökdü.....Nereye defn olunacagı meselesi tartışılırken.Hz.Ebu Bekir'in rivayet ettigi bir hadis-i şerif bu meseleyi halletti.... BİR PEYGAMBER ÖLDÜGÜ YERE GÖMÜLÜR* Bunun üzerine Peygamberimizin cesedi başka bir yere kaldırılarak vefat ettigi yer olan Hz.Aişe'nin odasına bir mezar kazıldı...gruplar halinde cenaze namazı kılındı,çünkü hücre dar oldugundan cemaati tam almıyordu.Namazdan sonra da mezarına indirilerek defn işi tamamlandı *****SELATÜ SELAM ÜZERİNE OLSUN***** |